Eski zamanlara ait bir fotoğrafa rastlarsın bazen,
Anı durgun, 
Hareketleri saydam usulca karakterlenir kadrajdaki karmaşa,
Geçmiş bağın, geleceğini bağlar aslında,
yaşadıkların yaşayacaklarının tövbesi…

“eski zamanlar ne kadar güzel yayıyor ruhunu bu yıl sonbaharda,
ne kadar durgun bu an,
ne kadar karakterim saydam,
haydi durma gel der gibi eski bir murat 124,
sünnetime götürür beni bazen sepyanın 
bazen de siyah beyazın karmaşasına…”

İşte bu yüzden fotoğraflar en değerli ispiyoncularıdır sırların,
durgunlaştırılan anların küspesi,
bir tutam çocukluk bilmecesi,
utanmaz bir Noel ana,
bazen sepyada bazen siyah beyazda,
ama hep uzakta, hep o anda,
bir çocukluğum vardı sırrımı sakladığım,
şimdi ifşa ediyorum sübyan gözyaşımı elimde tuttuğum fotoğrafta…

Bu fotoğrafları yıllar önce İzmir’de çekmiştim. Araçlar nasıl zamana yenildiyse, bizler de bir gün zamana yenileceğiz. 


şiir: ocak2012, izmir
fotoğraf:ekim2011,izmir