bir saat içinde şehri dinledim. 
sol kolum uyuşuk. 
belimi büken çocukluğumun martı sesleri.

ya zamanında seni bana sevdiren neydi
ne gitti ki heyecansızım şimdi
sanki yabancı gibi sokaklarında
birbirimize küs iki kardeş gibi


içimden gelmiyor sana ait olmakbir gram bile özlem hissetmiyorumama mutlu da değilimne kadar uzaklaşmışsın bana

benim ritmim ile senin ritmin birbirine ayrı

eskisi gibi emin yürümüyorum sokaklarında

insanın kendi memleketine yabancılaşması

kendi şehriyle aynı dili artık konuşamaması

ne acı



çirkin bulutlu puslu hava
içimdeki düşüncelerim gibi


nefes alabildiğim tek aralığım
tadımız kaçmış 
orucumuz bozulmuş İzmir seninle
belki düzeliriz
belki de sadece bir saat daha çekerim seni içime
yoksa neyin neyime
harici bir haz ve yaşam mücadelesi 
şehir olmaktan çıkmışsın 
mutsuz yüzler mahşerine dönmüşsün 
utan izmir.