
Eski Foça’dan Yeni Foça’ya göç etmeye başlamışlar. Burada şap madenciliği, dokumacılık, dericilik, tabaklama üzerinde üretim ve ticari faaliyetler yürütmüşler.

17 yüzyılda Foça limanı çok önemli bir konumdaydı. Özellikle kuru üzüm gibi besinler, Osmanlı saray mutfağını süslüyordu.
1922 yılına kadar Yunanlıların elinde olan Yeni Foça, Eylül 1922’de Türkiye Cumhuriyeti’nin oldu.

İzmir’e yaklaşık 60km uzaklıktadır. İzban + Otobüs ve Dolmuşlarla ulaşım sağlayabilirsiniz.

İster yeni olsun ister eski olsun Foça’ya geldiğinizde Yoğurtlu Kupa, Kefal, Mezgit Kalamar yemeden dönmeyin. Aynı zamanda Turpotu ve Hardal otuda meşhurdur. Zeytinyağlı mezelerde de oldukça iddialıdır.
Yazın gelirseniz birçok noktada denize girebilirsiniz. Suyu soğuktur ama temizdir. Kışın gelirseniz, Yeni Foça’nın ekstra bir dinginliği sizi karşılar. Dalga sesleri eşliğinde sahilinde yürüyüş yapabilir, esnaf restoranlarında yemek yiyebilir, kıraathanesinde çayınızı yudumlayabilirsiniz.
Sakin ve huzurlu bir tatil geçirmek isteyenlerin uğrak noktası haline gelen Yeni Foça aynı zamanda İstanbul’un karmaşasından kaçanların ya da kasaba özlemi çekenlerin de yaşamak için seçtikleri İzmir kasabalarından biri haline gelmiştir.
Sizin Vicdanınız Kurusun
Yok ki söylenecek çok söz. Sözün bittiği bir yer burası, anın bittiği bir yer. Bir gece öncesi, kim bilir sıcacık yatağında annesinin yanında, babasının kucağında uyuyordu bu “kimsesiz” kız çocuğu. Şimdi adı belli değil, yaşı belli değil… Saçının teline zarar gelmesin diye öpe koklanan bu yavru şimdi yapayalnız, toprağın altında… Ne anne var, ne baba……
özel okul/anaokulu meselesi, siz veliler! sahte memnuniyetlerinizi bir kenarda bırakın…
Türkiye’deki liyakatsızlaşmanın kamuya açık eğitim kanallarında değil, özel sektörde de yaşandığını belirtmek için bu yazıyı yazıyorum. Yaklaşık 10 kolej ve 5 Anaokulu gezmiş biri olarak yaşadığımız deneyimleri sizlerle paylaşmak istedim. Bu arada amacımız asla kurumları karalamak değil, kişileri kötülemek değil, ancak mevcut düzenin bir veli olarak çocuklarımızı nerelere ve kimlere emanet ettiğimizi bilmek adına farkındalık…
Hollanda’nın Yel Değirmenleri : Kinderdijk
Hollanda denilince ilk akla gelenlerin başında gelir Yer Değirmenleri… Ve geleneksel değirmenleri en iyi izleyebileceğiniz bölge, Hollanda’nın güneyinde kalan Kinderdijk… 1997 yılında UNESCO Dünya Mirası Listesine girmiş 19 adet Yel Değirmeni bulunmakta. 1738-1740 yıllarında inşa edilen bölgedeki yer değirmenlerinin sahipleri olduğundan özel mülkiyet olarak geçiyor. Yer değirmenlerinin Hollanda’daki geçmişinde, deniz seviyesinin altında kalan bölgelerdeki fazla…
