Hollanda’nın en sakin ve güzel şehirlerinden Breda huzurun adresi…

Tarihte bir çok savaşa tanıklık eden, yakın tarihte de II. Dünya Savaşı esnasında dört yıl Alman işgalinde kalan Breda, Alman savaş suçlularının Hollanda’da hapsedildiği tek yerdi.

Hollanda’nın güney kesminde yer alan şehrin nüfusu ortalama 186.000.

1400lü yıllardan günümüze kadar yerleşimin olduğu şehirde Barok, Gotik ve Rönesans’ın etkileri hala yaşıyor.

Şehrin sembol yapılarından olan Büyük Breda Katedrali, diğer adıyla Grote Kerk 15. yydan bu yana ayakta duruyor. Hollanda Kraliyet Evi tarafından yaptırılan bu görkemli yapıda o döneme ait heykeller, mezar taşları ve bir çok dini semboller sergileniyor. Cemaatin kalmamasından dolayı günümüzde sanat etkinliklerine hizmet veren kilise, Breda’nın en eski yapılarındandır.

Hollanda kraliyet ailesinin gözbebeği şehir Breda’da görülmeye değer diğer mekanlar arasında Valkenberg Şehir Parkı, Breda Kalesi, Şehir Müzesi, Sürüngenler Evi, Mastbos bulunmaktadır.

Belçika’ya doğru yol üstü uğradığım Breda gerçekten görülmeye değer.





EN ACI ŞAKA

73 yıllık bir ömür, Hikayeler, Amerika, Almanya, Güzelbahçe, Aşklar, Savaşlar, Kavgalar, Kırgınlıklar vs.  Benim bildiklerim, bilmediklerim ki hala merak ettiklerim… Ta ki düne kadar o kanser denilen illete karşı mücadeleni kesmedin, ancak kader ağır geldi bugün, en acı 1 Nisan’ı yaşattın bize. Keşke bu bir şaka olsa… 1 Nisan şakası… Sen ki, Babamın en yakın…

ne güzeldi

galiba ben o günleri çok özledim. 

Yürüyorum

Hiçbir şey hissetmeden, hiçbir şey düşünmeden yürümeyeli çok uzun zaman olmuş. rüzgarın sesiyle nefesinin birleştiği noktada, sebebi sebepsizce yürümek olduğun noktada, tek derdinin yürümek olduğu noktada, insan olduğunu hatırlamak varken, ne güzel gelir iki adım atmak yalnızlığa, ne güzel gelir içini ısıtan o soğuk kış rüzgarı tende, ne güzel gelir gitmelerin gelmelerin bu evrenin ekseninde.