Çek Cumhuriyeti’nde insanı büyüleyen şehirler kadar, içini burkan, garip hissettiren noktalar da var maalesef.
Seyahati sadece Prag’la kısıtlamayanların bir önemli adresi de Teresin şehrindeki, 2. Dünya Savaşında katliamlara tanık olan Nazi toplama kampı…

Teresin, bir katliam merkezi olmadan önce 18. yüzyılda içlerinde Yahudi soyundan gelen Çekli ailelerinin de bulunduğu aristokratların tatil mekanı olarak kullanılan gözde bir şehirmiş. 1940’lı faşizm yıllarında ise Nazi Almanya’sı tarafından bir Yahudi gettosuna daha sonra da ölüm kampına dönüştürülmüş.

Savaş yıllarında başta o dönem adıyla Çekoslovakya’dan, Almanya’dan, Macaristan’dan, Avusturya’dan, Hollanda’dan, Danimarka’dan toplanan çoğunluğu sivil halktan oluşan Yahudiler bu kampta toplanmıştı. Yaklaşık 150.000 kişiyi son derece insanlık dışı ortamlarda, acımasızca çalıştıran, değersiz gördüklerini anında öldüren ve krematoryumlarda küle döndüren Naziler, 15.000 Yahudi çocuğun neredeyse tamamını acımadan katletmişlerdir (bu sayıdan sadece 150 kişi kurtarılabilmiş…)

Teresin aynı zamanda Freud’un da kardeşlerinin katledildiği bir adres olmuştur. Freud’a özel izinle İngiltere’ye sürgün edilmesi için uğraşılmış ve yanına kurtarabileceği bir iki kişiyi alması yönünde izin verilmiştir. Freud, kız kardeşlerini kurtarmak yerine, köpeğini, yardımcısını kurtarmış, kız kardeşlerini resmen ölüme terk etmiştir.

Başlangıçta bu korkunç gerçeğin dünya kamuoyuna duyurulması kolay olmamıştı. Birçok toplama kampı gibi, bu kamp için de geçmişteki tatil ve dinlenme tesisleriyle ün salmış Teresin’in çeşitli ülkelerden toplanan Yahudiler için yine bir dinlenme ve huzurlu bir ortam vaadi propaganda edilmişti. Bu sebeple denetime gelen Kızıl Haç’ın isteğini yerine getirip, Teresin kalesini sanki orası esas alanmış gibi göstermişler.

Teresin toplama kampında entelektüel yapısı yüksek aydınların, yazarların, doktorların, müzisyenlerin, tiyatro sanatçılarının sayısı bir hayli yüksekti. Uzun çalışma saatlerinden arta kalan saatlerde sanatçılar toplanıp küçük senfoniler oluşturur, tiyatro oyunları sergilermiş. Sanattan ve hayattan kopmamak için yaptıkları en mantıklı eylem bu olsa gerek.

