
Bugün Londra’nın en gözde meydanlarından birindeyim, Trafalgar Meydanı. Meydan 13. yüzyıldan bu yana Londra’nın simge meydanlarının en başında gelmektedir. Özellikle National Gallery müzesi bu meydanda bulunmaktadır. Günümüzde Londra’nın neredeyse tamamı birer merkez haline gelmiş olsa da Trafalgar Meyda’nında yer alan Charing Cross istasyonu teknik olarak Londra’nın tam merkezi olarak kabul edilir.

Meydan adını Trafalgar Deniz Savaşından almaktadır. 1805 yılında Birleşik Krallık’ın İspanya’daki Trafalgar Meydan’ında Fransız ve İspanyollara karşı verdiği zafer sonrasında meydan dönemin kralı V. George tarafından Trafalgar Meydanı olarak anılmaya başlanmıştır. Eğer bu savaş kazanılmasaymış, Fransızlar İngiltere topraklarını ele geçirecekmiş.

Günümüzde meydanda dört aslan heykeli görmektesiniz. Lord Horatio Nelson’un 1805 yılında Napolyon’a karşı verdiği zafere istinaden Lord’un heykelinin yanında kahramanlığı temsil eden bu heykeller yerleştirilmiştir.
İnsan seliyle karşılaşacağınız, kimi zaman hoşunuza gidecek sokak etkinliklerine denk geleceğiniz, kimi zaman da kalabalıktan bir an önce kurtulmak isteyeceğiniz bu meydanda tarih boyunca çok önemli olaylar da olmuş. 1887 yılındaki Kanlı Pazar saldırıları bunlardan en önemlisi sayılabilr.

13 Kasım 1887 yılında Sosyal Demokrat Federasyonu ve İrlanda Ulusal Birliği üyeleri tarafından, İngiltere’deki artan ekonomik zorlukları ve İrlanda’ya yönelik yapılan zorlayıcı yaptırımları protesto etmek adına toplanan gruba polis tarafından müdehale edilmiş ve 75 kişinin hayatını kaybetmiştir. Ayrıca yüzlerce kişi de tutuklanmıştır. (Ne garip değil mi, 100 sene önce İngiltere’de yaşanmış şeyler bize ne kadar garip gelyor.)
Bu arada meydanda 1926 yılında açılan dünyanın en küçük karakolu’nu görebilirsiniz, hatta bu kadar kalabalık içerisinde göremeyebilirsiniz. Zaten karakolun küçük yapılmasının sebebi de gösteriler esnasında polisin varlığının pek de dikkat çekmesinin istenmemesiymiş.

Gösterilerin önlenmesi amacıyla alınan bir diğer önlemde orjinal meydan tasarımında yer almayan çeşmelerdir. Çeşmelerin 1845 yılında inşasından sonra toplanmak isteyen birçok kalabalığı böldü. İlk aşamada baarılı gibi görünse de, daha sonradan çok tepki topladı ve çeşmler 20. yüzyılın başlarından sökülerek Kanada’ya hediye edildi.

Meydan Londra’lıların ve turistlerin uğrak meydanlarından biri artık. Günğmüzde de geçmişteki gibi birçok insanın toplu halde gösteri ve yürüyüşlerini gerçekleştirdiği demokratik bir meydan aynı zamanda. Benim içinde Yeni Zelanda’da Christchurch’de müslümanlara karşı yapılan kanlı eylem sonrası, olaydan katledilen insanların anısına meydanda Kur’an okunan özel bir meydan.

