
Şuan çok özel bir noktadayım Budapeşte’de ve çok nadir özel anlardan birini yaşıyorum. Hatta hiç beklemeden bu yazıyı hemen şuan oradaki Türbenin müzesinde hazırlamak istedim. Bu özel atmosferi içinde yaşayarak, bu güzel türbenin huzurunda yazmak istedim.

Hayatıyla ilgili kesin bilgiler bulunmasa da rivayetler üzerinden diyebilirim ki, Gül Baba hazretleri, Evliya Çelebi Seyahatnamesinde yer almaktadır. Kanuni Sultan süleyman döneminde Merzifon’dan Budapeşte’ye gelen Gül Baba, fetih döneminde önemli bir rol oynamıştır.

1541 yılında hayata gözlerini yuman Gül Baba, Kanuni Sultan Süleyman’ın çok değer verdiği bir şahsiyetti. Cenazesine Kanuni Sultan Süleyman’ın önderliğinde 200.000 kişi katılmıştı. Allah aşkını, sevgiyi ve sadeliği öğreten öğretileri ile Bektaşiliğin tüm dünyaya yayılmasında önemli bir rol oynamıştır Gül Baba. Kendisi hem islam dünyasının önemli bir din alimi, filozofu, şairi olarak kabul edilir. Ölümünden sonra bir süre bölgede o kadar sevilir ki, Gül Baba’nın hayatı operet haline dönüştürülür ve öğretileri Hristiyan dünyasında büyük yankı oluşturur. Bu yüzden hem müslümanlar hem de hristiyanlar tarafından saygı ile anılır bu hazret.

2018 yılında tamamlanan Türbe, adını Gül Baba’dan aldığı Budapeşte’nin Gül Tepesinde bulunmaktadır (Roszadomb). Tepenin hemen kenarında Veli Bey kaplıcaları da bulunmaktadır. Zamanında burası Osmanlı tarafından Sokullu Mustafa Paşa döneminde inşa edilmiştir.

Kaplıcalar sadece hamamları değil, aynı zaman da su değirmenleri ve barut üretim tesislerini de beslemiştir. Bu nedenle bu bölgeye aynı zamanda Baruthane’de denmiştir. Budapeşte’de Osmanlıların ve Türklerin yoğunlukla yaşadığı alan da Baruthane kesimi diyebiliriz.

Türbe, Osmanlı’nın Budapeşte’deki topraklarını kaybetmesinden sonra, şapele dönüştürüldü. 1700’lü yıllarda Wagner ailesi tarafından satın alınmasıyla 1900’lü yıllara kadar özel mülkiyet olarak kaldı. Daha sonra umuma ait mülkiyet olarak tekrardan devralındı. 1970li yıllarda harap halde olan türbe 90lı yıllarda Türk Macar Dostluğu Derneği girişimleriyle restore edildi ve Müze Türbe haline dönüştürüldü.

Budapeşte’nin ziyaret edilmesini önerdiğim en güzel ve huzur verici noktalarından biridir burası. Bu ruhani havayı solumanızı ve hazreti ziyaret etmenizi tavsiye ederim.
- Gül Baba Türbesi: Budapeşte’nin Gülizar Tepesi
Şuan çok özel bir noktadayım Budapeşte’de ve çok nadir özel anlardan birini yaşıyorum. Hatta hiç beklemeden bu yazıyı hemen şuan oradaki Türbenin müzesinde hazırlamak istedim. Bu özel atmosferi içinde yaşayarak, bu güzel türbenin huzurunda yazmak istedim. Hayatıyla ilgili kesin bilgiler bulunmasa da rivayetler üzerinden diyebilirim ki, Gül Baba hazretleri, Evliya Çelebi Seyahatnamesinde yer almaktadır. Kanuni […] - Tuna Kıyısındaki Ayakkabılar
Nazi işgali altında kalan hemen hemen her Avrupa ülkesinde 2. Dünya Savaşı’nda Nazi soykırımını belleklerde taze tutmak adına anıtlar bulunuyor. Macaristan’ın başkenti Budapeşte’de de, bu vahşi katliamın acılarını nesilden nesile taşıyacak çok anlamlı bir anıt bulunmakta. Budapeşte Parlamento Binası’nın hemen önünde, Tuna nehri kıyısında sergilenen demir ayakkabıları görünce içimi derin bir hüzün kaplıyor yine. Yaklaşık […] - Budapeşte Opera binası: Macaristan için ihtişam ve asaletin simge binası
Sanata ve sanatsal etkinliklere bi hayli düşkün olan Avusturya-Macaristan İmparatoru Franz Joseph, şehre ihtişam ve renk getirecek bir opera binası yaptırmak ister. Bir şehirde opera binasının olması bir prestijdir meselesiyle, imparator kesenin ağzını açar ve dönemin aristokrat zengin ailelerinin de desteğiyle binanın yapımına başlanır. Günümüz de halen Macaristan’ın en büyük ve ihtişamlı, Dünya’nın ise akustik […] - BergenGeçenlerde Farah Zeynep Abdullah’ın baş rolünü oynadığı “Bergen” filmini izledim. Filme çok büyük bir hevesle başlamıştım ki, hayal kırıklığıyla kalktım yerimden. Oyuncular çok başarılı olsa da senaryonun kopukluklar içinde nasıl devam ettirilemediğini gördüm, Bergen gibi birinin hayatını işlemek elbette kolay değildi. Yine de filmde en beğendiğim nokta, bir kadın ne kadar güçlü, zengin ve şöhretli […]
- Karagöz HacıvatDünya’nın en önemli sanat kollarından biri olan Gölge oyunlarının temsilcileri Karagöz ve Hacıvat Müzesi’ndeyiz. Bu iki karakterin gerçek hayatta yaşayıp yaşamadığı bilinmiyor. Ancak gölge oyununun 17. yüzyılda Osman İmparatorluğunda yaygınlaşmasıyla Karagöz ve Hacıvat Anadolu’nun gölge oyunu karakterleri halini almıştır. Kimileri bu karakterlerin Yahudiler tarafından İspanya ya da Portekiz’den ithal olduğunu, kimilerinin de Yavuz Sultan Selim […]
- Bursa Arkeoloji MüzesiBursa’yı sadece Osmanlı eserleriyle ve Uludağ ile anmak gezmek bence çok yanlış. Şehrin geçmişi, Orta Miyosen Döneme ait fosil yataklarından tutun, Orta Paleolitik Çağa ait buluntular, Aktopraklık Höyük kazıları, Kalkolitik Çağ eserleri, Tunç Çağı eserleri, Asur Ticaret Kolonileri, Hititler, Urartular, Frigler, Protogeometrik Döneme ait eserlere dayanan çok geniş bir tarihe sahip. Bursa müzesi 1902 yılında […]
- Çalışmak güzel, insanlarla çalışmak zor…İnsan… Ve hayatta kalma mücadelesinde çalışmak zorundadır. Doğru iş, doğru işçilik, doğru zaman ve doğru yer her zaman önemli bir unsur olmuştur. Bu süreçte hep mücadele etmeyi, zorluklarla mücadele etmeyi, gerektiğinde yenilgiyi kabul etmeyi, hatalarını sevmeyi öğrenir. Sonuçta adaletin üstünlüğüne inanmak bir anlamda adil mi? Adaletin sıfat anlamını karakterize eden “adil olmak” aslında “herkes eşit […]
- çalamayacaksınız.savruldu ülkem, cehaletin, cahilliğin gölgesinde. biz bu toprakları cennet diye tabir etmişiz, şimdi ise şu dağların içini bile oydunuz, ne acı ki yüzler hiç gülmüyor, çiçekler eskisi gibi açmıyor, gözü perdeli kişilerin yaşamama sevinciyle, bizlere de o yaşatmama gücüne sahip olan tümlerin yüzüne tüküreyim. bizim gençliğimizi çaldınız, ama çocuklarımızın asla çalamayacaksınız.
- AnlıkBenim için anlık demek: Tamamıyla anlık düşüncelerim üzerinden hatıralarda kalan anıları hatırlamak. son dönemde çok yaşıyorum.
- Sizin Vicdanınız KurusunYok ki söylenecek çok söz. Sözün bittiği bir yer burası, anın bittiği bir yer. Bir gece öncesi, kim bilir sıcacık yatağında annesinin yanında, babasının kucağında uyuyordu bu “kimsesiz” kız çocuğu. Şimdi adı belli değil, yaşı belli değil… Saçının teline zarar gelmesin diye öpe koklanan bu yavru şimdi yapayalnız, toprağın altında… Ne anne var, ne baba… […]
- özel okul/anaokulu meselesi, siz veliler! sahte memnuniyetlerinizi bir kenarda bırakın…Türkiye’deki liyakatsızlaşmanın kamuya açık eğitim kanallarında değil, özel sektörde de yaşandığını belirtmek için bu yazıyı yazıyorum. Yaklaşık 10 kolej ve 5 Anaokulu gezmiş biri olarak yaşadığımız deneyimleri sizlerle paylaşmak istedim. Bu arada amacımız asla kurumları karalamak değil, kişileri kötülemek değil, ancak mevcut düzenin bir veli olarak çocuklarımızı nerelere ve kimlere emanet ettiğimizi bilmek adına farkındalık […]
- Hollanda’nın Yel Değirmenleri : KinderdijkHollanda denilince ilk akla gelenlerin başında gelir Yer Değirmenleri… Ve geleneksel değirmenleri en iyi izleyebileceğiniz bölge, Hollanda’nın güneyinde kalan Kinderdijk… 1997 yılında UNESCO Dünya Mirası Listesine girmiş 19 adet Yel Değirmeni bulunmakta. 1738-1740 yıllarında inşa edilen bölgedeki yer değirmenlerinin sahipleri olduğundan özel mülkiyet olarak geçiyor. Yer değirmenlerinin Hollanda’daki geçmişinde, deniz seviyesinin altında kalan bölgelerdeki fazla […]
