Tarihi 12. yy.’a kadar dayanan, 18. yy.’da Tunus’un aristokrat ve varlıklı ailelerinin yaşamaya başladığı Akdenizin en güzel sahil kasabalarından biridir, Sidi Bou Said. Kasaba adını eski dönemlerden din alimi Sidi Bou Said’den alır.

Beyaz duvarları, mavi panjurları ile Arnavut kaldırımlarının süslediği dar sokaklarda birçok hediyelik eşya dükkanı bulunuyor. Çoğunlukla Çin’den ithal olmayan el işi ve kalitesi yüksek hediyelikler bulabilirsiniz.

Arap atmosferi olmasa adeta Santorini’yi andıran bu 6000 nüfuslu tatil kasabasının panoramik manzarası fotoğrafçılar için ideal bir nokta…

Pencere ve kapıların turkuaz mavi olmasının sebebi estetik kaygılardan ziyade bölgedeki yoğun akrep nüfusudur. Akrepler bu renkten kaçmaktadır.

Kasaba turistler tarafından popüler olmasından sonra Colette, Simone de Beauvoir, Paul Klee gibi özellikle Avrupalı yazar ve ressamlar tarafından da tutulmuştur. Günümüzde sanat merkezlerinin toplandığı bölge başkent Tunus’a da yaklaşık 20 km uzaklıktadır.