
Başkent Tunus çok etkileyici bir şehir. Şehirde Akdenizliliğin, yıllarca sömürge altında kalmasından dolayı Frenk esintilerinin ve Arap kültürünün etkilerini her noktada hissedebiliyorsunuz: Medina da o noktaların en başında geliyor…


Geçmişi 698 yılına uzanan Medina Orta Çağ döneminde, Avrupa karanlık bir dönem yaşarken, en güzel zamanlarını yaşıyordu. Kamusal kurumların, ticaret merkezlerinin, kutsal mabetlerin toplandığı bu bölge Osmanlı döneminde de en altın çağlarından birini yaşadı. İslam hukuku temelli medreseler, camiler ve birçok saray bu dönemde inşa edildi. Günümüzde eski çarşı ve kapalı çarşı niteliğinde hediyelik eşya satanların ve turistlerin uğrak yeri haline gelmiştir. Ayrıca sanat galerilerinin faaliyet gösterdiği, sanat ve müzik festivallerinin de düzenlendiği bir noktadır.




UNESCO’nun 1979 yılında dünya mirasına dahil ettiği bu bölgede 700’e yakında anıt bulunmaktadır. Sokaklar labirentimsi ve dar geçitleriyle ünlüdür.

Bölgede Berberi geleneğinden gelen bronz bilezik, takı ve ahşap ev eşyaları favorim oldu. Nargile takımları da sevdiklerinize hediye edebileceğiniz hediyeliklerden…



Satın almadan önce el işçiliği olup olmadığından emin olmanızda ve kesinlikle pazarlık yapmanızda fayda var.
Tunus’un Yakın Dönem Batılaşma Hareketi
1903 doğumlu Tunus’un devrimci lideri Habib Burgiba, Fransa’ya vermiş olduğu bağımsızlık mücadelesinde Mustafa Kemal Atatürk’ü örnek aldığın birçok kez dile getirmiştir. Arap dünyasında insan hak ve özgürlüklerinin daha önemsendiği, modernleşme ve batılılaşma çabalarını destekleyen bir bakış açısıyla Tunus’a demokrasiyi getiren lider, Tunus bayrağının şekillenmesinde de Türk bayrağından esinlenmiştir. Bağımsızlığın ilan edilmesinden günümüze kadar olan süreçte…
The Cliff: Lüks ve Nezih ancak adı konmamış bir memnuniyetsizlik
Başkent Tunus’ta lezzet duraklarından birindeyim, The Cliff. Mönü çok zengin, fiyat dengesi ortalamanın bir tık üzerinde, ancak yine de makul. Lezzet konusu kişiden kişiye göreceli olsa da kendi adıma burayı pek tutmadım. Belki de Le Golfe’ den sonra yükselen beklentinin sonucunda da bu memnuniyetsizlik doğmuş olabilir. Örneğin, mönüdeki en pahalı seçimlerden olan ve garsonun anlata…
Le Grand Cafe du Theatre: Yıkılmadım Ayaktayım diyen eski babalardan…
Başkent Tunus’ta Habib Bourguiba caddesi üzerinde bulunan bu kafe/restoran Tunus’un en eski mekanlarından birisidir. Tiyatro binasına bitişik olmasından dolayı Türkçe çevirisiyle Büyük Tiyatro Kafe anlamına gelen Le Grand Cafe du Theatre, eski zamanlarda bir hayli popüler idi. Tunus’un seçkin davetlilerinin yer bulabilmek için rezervasyon yaptırdığı bu mekan şuan da orta kalabalıkta ve pizza yiyebilecek kadar…
